21 Ağustos 2017

Bullet Journal!


Kendimi bildim bileli ajandam olmuştur. O kadar teknoloji ile iç içe yaşıyor olmama ve teknolojinin vaat ettiği tüm araçlardan üç aşağı beş yukarı faydalanıyor olmama rağmen; defterlerime renkli renkli notlar almayı ve günlerimi bu şekilde planlamayı daha çok seviyorum.

Şu ana kadarki tüm ajandalarımın içi kendiliğinden çiziliydi, bana sadece arzu ettiğim zamana göre ajandaya başlamak ve tarihleri girmek kalıyordu. Ama bu yılın başında bir değişiklik yaptım!

Madem çizmeyi seviyordum, e artık ajandamda neler olması gerektiğini de biliyordum, o zaman ben de kendi ajandamı yani bullet journalımı yapabilirdim!

Bullet journal aslında salt bir ajanda değil, içeriğini kendiniz nasıl isterseniz doldurabiliyorsunuz. İster yemeniz gereken yemekleri, ister alışveriş listenizi, isterseniz de ders programınızı bile ekleyebilirsiniz. Boyayabilir, scrap book gibi yapıştırmalarla şekillendirebilir, sketch book gibi resimlerle konsept oluşturabilirsiniz.

Google'da zaten bullet journal araması yaptığınızda, tonlarca seçeneğiniz olduğunu göreceksiniz. 

Benim kendi bullet journalim ise şu şekilde oluştu:

Öncelikli olarak ilk sayfasını washi bantların da yardımı ile eşimin ve kızımın resmi ile süsledim. 
Onları bu şekilde de yanımda taşımayı ve sürekli görmeye bayılıyorum!

anlamiko

Sonrasında ise doğum günlerinin yazılı olduğu bir bölüm ekledim. Ben bu tarih konusunda biraz kötüyüm, bu yüzden takip etmeme yardımcı yazılı birkaç sayfanın olması çok işime yarıyor.
anlamiko

Her ayın ilk başlangıcında bu şekilde bir genel ay görünümü çizdim, bu bölüme toplantılarımı ve genel olarak aylık hedeflerimi ekliyorum.
Bu ayı daha hiç planlamaya başlamadığım için bomboş ama bu kısmı da washi bantlarla süslemeyi ya da aklıma gelen birkaç şeyi çizmeyi pek seviyorum.
anlamiko

Aylık genel görünümden sonra ise günlük görünüm çizdim. Buraya da özel notlarımı alıyorum, bazen de günlük gibi tutuyor ve aklıma ne gelirse onu yazıyorum. Bu bölüm de yine washi tapeler ve stickerlarla rengarenk bir hale geliyor genelde.
anlamiko
 Journalimin bir bölümüne izleyeceğim filmleri yazıyorum. Olur da boşta kalırsam, elimin altında film olsun diye.
Burada görseli olmasa da aynı şekilde okuyacağım kitapları listelediğim bir bölüm, alışveriş listemin olduğu bir bölüm ve sosyal medya şifrelerimin yazdığı ayrı bir bölüm var.


anlamiko

Journalimin en sonuna ise a5 boyutunda bir dosyayı zımbalayarak ekledim. Buraya da post-itlerimi, stickerlarımı ve bookmarklarımı koydum. Böylelikle her zaman yanımda oluyorlar ve aramama da gerek kalmıyor :) 



anlamiko
Sizin bullet journaliniz var mı peki?

15 Ağustos 2017

Bebekle Seyahat | Halkidiki & Thassos

Bu yıl yaz tatilimizi Yunanistan'ın methi sınırlarını aşan adalarında geçirmeye karar verdik.

 ****** Tatili anlattığım yazılarıma birinci bölüm, ikinci bölüm ve üçüncü bölüm olmak üzere "Gezdim - Gördüm" başlığında okuyabilirsiniz. ******


Tatillerimize artık minik kızımız da eşlik ettiği için valizlerimiz onun ihtiyaçları doğrultusunda genişledi. Hatta sırf kendisine ait eşyaların bulunduğu bir valiz eklendi desem daha doğru olur. 

Dora'nın (26 aylık) valizine yazın ihtiyaç duyulabilecek eşyaların yanı sıra 'acil durumda camı kırınız' eşyaları da eklendi. 

Öncelikle biz yurtdışı tatillerimizde mutlaka gittiğimiz şehirdeki hastane ve/ya sağlık ocaklarını not etmekle işe başlıyoruz. Şu ana kadar şükür ihtiyacımız olmadı ama ne olur ne olmaz?

Girizgahı sağlık ile yapmışken; valizin ilk üyelerinin ilaçlar olması sanırım sizi şaşırtmaz. Ateş düşürücüler, baticon, yara bandı ve ateş ölçer olmazsa olmaz. 
Tatilimizin ikinci gecesi Doritos'un ateşi çıktığı hatta ishal olduğu için ilaçların yanımızda olması harika oldu. İshali hesaba katmamıştık ama doktoru ile koordineli olarak hemen temin ettik. Hatta ishal olduğunun sabahı hemen muz alıp patates haşladık. Restoranlarda da sade makarna yedirdik. 


1. Bol bol kıyafet hatta bir adet ince hırka ya da rüzgarlık. Rüzgarlık da olmazsa olmaz. 

2. Slipstop terlik: her ebeveyne tavsiyem. Kumlu, çakıllı sahil ve havuz için kaydırmaz tabanlığı ile ideal bir yol arkadaşı. 
Terlik: Slipstop
Güneş Kremi: Mustela 50+ Çocuk Kremi
3. Güneş kremi: Biz Mustela'nın çocuklar için güneş kremini aldık ve oldukça memnun kaldık. Burada oldukça fazla seçeneğiniz olabilir.

4. UV filtreli mayo: Mayolarının haricinde sürekli denizde olmak ya da kumda güneş altında kalmak istediği için bu da valizde olmalı. Yarım kollu olduğu ve üst bedenini örtecek şekilde tasarlandığı için hem kollarını, hem de vücudunu korumuş oluyorsunuz.

5. Oyuncaklar! Hem plajda oynaması, hem odada oynaması, hem de restorantlarda oynaması için ayrı ayrı aldım. Saydıklarım sizi korkutmasın. Hepsi minik minik şeyler. Hatta içine su doldurulan kalemi ile watercolor kitap işimize çok yaradı. Kitabı boyamak için kullanılan su kuruyunca kitap hiç kullanılmamış gibi oluyor. 


6. Kolluk: ilk kullandığı gün bu kollukları hiç sevmedi bizim ufaklık. Sonra alıştı ama
bir ara denize koala misali babasına yapışık girmeyi tercih etti. Baba-kız aşkı! Bu
konunun ben tamamen dışında bırakılıyorum... kısmet işte :)
Kolluğun yuvarlak oluşu çok avantajlı, biz küçükken o üçgenimsi kolluklarla her yerim
çizilirdi ve sinir olurdum!


anlamiko


Şimdi ise tam bir Özgür Willy! O artık bir su kuşu...

7. Atıştırmalıklar: Meyve, haşlanmış mısır, kuru meyve ve Doğalsan'ın yulaf unlu gevreğini yanıma almıştım zaten. Bir de mısır ekmeği pişirdim. Kafi geldi. 

8. Böcek ilacı: Yunan Adaları'nın böcek bakımından oldukça zengin olduğunu okuyunca, valize kızımız ve kendimiz için prize takılan böcek ilaçlarından ekledik. Ha unutursanız da sorun değil, oteller muhakkak veriyor. Bu böcek muhabbetini ilk okuduğumda, otel odalarının özensizliğinden sanmıştım ama hayır; bu kadar doğa ile iç içe bir coğrafyada zaten aksi pek mümkün değil. 

9. Park yatak: biz ailece buradan yazlığımıza devam edeceğimiz için alacaktık, otellerde de olmayınca harika oldu. Zaten der top yapıyorsunuz, minicik bir şey oluyor. 

Bizim tatilimiz boyunca yemek ile de hiçbir derdimiz olmadı. Marketten yoğurdunu, sütünü hatta ve hatta mis gibi balını bile aldık. Yoğurdun tadı bizim süzme yoğurdumuzdan biraz daha sulandırılmış gibi olduğu için lezzette de hiç sorun yaşanmadı.

Kahvaltılarımızı rahatça omlet ve ekmek eşliğinde yapıp, istediğimiz zaman ise Lemonis Bakery'lerden pastahane türevi börek gibi gıdaları aldık. Deniz ürünleri zaten şahaneydi, sanırım onları saymama gerek yok.
Hatta hasta olduğu gün bile restoranlarda rahatça sade makarna sipariş verip, taze meyve ve salata yedirebildik.


anlamiko
La Scala Beach

Aynı coğrafyada olmanın tüm avantajlarını sonuna kadar kullandık yani :)

12 Ağustos 2017

İzledim | Film: La La Land

La La Land / Aşıklar Şehri



Yapım: 2016 - ABD
Tür: Müzikal
Süre: 128 Dak.
Yönetmen: Damien Chazelle
Yazar: Damien Chazelle
Oyuncular:  Ryan Gosling, Emma Stone
IMDB Puanı: 8,2 / 10

Biri oyuncu (Emma Stone) diğeri klasik cazı  devam ettirme (Ryan Gosling) hayali ile yanan iki gencin, yollarının kesişmesinin hikayesi.

11 Ağustos 2017

Gezi Notları | Halkidiki & Thassos - 3

Halkidiki ve Thassos tatilimizin 3. ve son bölümü ile merhaba!
Ailece yaptığımız bu seyahatimizin ilk yazısını buradan, ikinci yazısını ise buradan okuyabilirsiniz.

5. GÜN: Thassos'a uyandığımız ilk sabah kahvaltı yapmak üzere otelden ayrıldık. Güzel bir pastahane bulup; kendimizi böreklere, çöreklere bezedik. Eee karnımız o kadar şiş olduğuna göre artık denize doğru yol alabiliriz.

Yine neredeyse her gidenin ağzında, her gezi bloğunun rotasındaki ilk duraklardan biri Aliki Plajı ile güne başladık.
Sabah 11 civarı olmasına rağmen arabamızı park etmekte bile zorlandık. Her tatilde yanımıza mutlaka Dora'nın kangurusunu da aldığımız için, bize göre deniz kenarına yürümek çok da zor olmadı. Ama sadece bebek arabası ile seyahat etseydik -bence- o kıyıya inmekte biraz zorlanabilirdik
(Aşağıya arabamla inerim diye tutturanlar için bir restoranın otoparkı var. Biz de çıkarken gördük. 4 arabadan üçünün plakası yurdum insanınındı).


Anlamiko - Gezi Notları
Aliki Beach - Thassos

Aliki Beach'in sahili gerçekten çok güzel ve denizi de çok temiz. Gelin görün ki, o kadar popüler olmasından mütevellit vıcık vıcık! İnsanlar, şezlonglar ve şemsiyeler birbirine girecek kadar yakın. Şezlonglar da sahile o kadar yakın ki; bırakın çocukların kumda oynayacakları alanı, insanların ferah ferah denize girecekleri alan bile çok kısıtlı. Üstüne üstlük şezlongların hepsi ücretli. Ha bir de bu sahil Türkler tarafından o kadar benimsenmiş ki; sağınıza baksanız Türk, solunuza baksanız Türk. İnanın ben Bodrum'da o kadar Türk turistle bir arada denize girmiyorum.

İsmini şu an için hatırlamadığım aynı zamanda şezlonglarını da kullandığımız restoranın yemekleri ise her zamanki gibi çok lezzetliydi. Hatta Dora'ya etli dolma ve yoğurt yedirme fırsatını bulduğumuz için çok mutlu olduk. Yalnız restoranın sahibesi biraz sinirli bir bayandı ve kendi baktığı tüm müşterilere karşı son derece suratsızdı.

Şimdi diyeceksiniz ki; madem sevmediniz, neden orada kaldınız?
Valla inanır mısınız? Sırtta çocuk aşağı kadar inmişsin, terler boşanmış, bir de herkes deli gibi övmüşken (ki deniz gerçekten çok güzel) kalalım dedik. Ama siz siz olun, Thasos'a yolunuz düşerse burayı es geçin. İnanın bunun dışında milyon tane güzel sahili var.

Akşam üzeri ise otelimize çok yakın bulunan sahilde denize girdik. Saat 7 civarı artık turistler geceye hazırlık için otellerine gitmiş ve sahil yerlilere kalmıştı. İnsanlar getirmişler piknik sepetlerini, şaraplarını, peynir tabaklarını... Mis gibi sahilde gün batımına karşı keyif yapıyorlar. Kulağa bile ne kadar güzel geliyor değil mi? :)

Akşam yemeğimiz için ise Limenaria'ya gittik. Önce şöyle bir sahil turu yaptıktan sonra iyice acıkan karınlarımızı doyurmak üzere Limani Taverna'nın kapısından içeri girdik.


Anlamiko - Gezi Notları
Limani Taverna - Limenas / Thassos
Limani'de tavernanın iç kapısının önünde duran masada biri gitar, biri buzuki çalan iki beyefendi ile o harika çıplak sesi ile mikrofon kullanmadan şarkı söyleyen bir hanımefendi muhteşem Yunan müziklerini icra ediyorlar. Ortam o kadar keyifli ki, 2 yaşındaki minik Dora'cık bile ne kulaklarını ne de gözlerini alamadı sanatçılardan. Hal böyle olunca tüm restoran yemeği, müzisyenleri bıraktı. Şarkılara ellerini çırparak, la la la diyerek eşlik etmeye çalışan, şarkı bittiğinde "alkış" nidaları ile mini sahnedekileri var gücü ile alkışlayan kızımızı izlemeye koyuldu gülümseyerek. Masalardan bizden önce kalkanlar yanımıza geldi, eşimle bana iyi akşamlar, Dora'ya ise iyi eğlenceler dilediler. :) Siz düşünün...
Tüm bu tantanadan arta kalan zamanlarda ise harika bir yemek yedik. Hayatımda yediğim en güzel ahtapotu burada yedim! Yalan yok. Biz bu işi beceremiyoruz. Mürekkebini çıkaracağız diye canım hayvanların etlerini de lezzetlerini de öldürüyoruz. Halbuki komşu öyle mi? Asıyor askılara, kurutuyor güneş altında. Eti sert, lezzeti doyumsuz oluyor.


Anlamiko - Gezi Notları
Limani Taverna - Limenas / Thassos
6. GÜN: Bu sabah erkenciyiz. İlk durağımız Giola!
Giola aslında bir lagün yanı kıyı kordonun oluşmasıyla koyun denizden ayrılması ile oluşmuş bir göl. Denizi berrak mı berrak? Ama ortada çok ciddi bir sorun var! Gidiş yolu oldukça zorlu.
Önce araba ile tepecik bir bölüme gitmeniz gerekiyor ama o yol da bildiğiniz taşlı topraklı bir yol. Arabayı park ettikten sonra ise aşağı doğru keçi gibi kah toprak yolların kah kayaların üzerinden yaklaşık 2 kilometre yürümeniz lazım.
Evet. Yürüdük. Sırtımda kızım ile o lagüne indim!


Anlamiko - Gezi Notları
Giola - Thassos
Anlamiko - Gezi Notları
Giola - Thassos

Yolun yarısını da çıktım ama bir yerden sonra artık sıcaktan bayılacak hale geldiğim için taşıma görevini sevgilime devrettim.

Bugün gitsem yine Giola'ya gider miyim? Sırtımda yine Dora olsa bile, giderim.
Çok çok çok güzel gerçekten.

Günün ikinci durağı ise La Scala Beach. Koskocaman otoparkına gidiyor, arabamızı park ediyor ve şöyle bir etrafımıza baktığımızda yine Türk turistlerin bolluğuna şahit oluyoruz.

*** Burada bir öz eleştiri yapmak isterim. Biz annemizin karıncağızından araba ile doğmuş gibi hareket etmeyi pek seviyoruz. Sanki 2 gıdım yürüsek incilerimiz dökülecek. Zor gidilen güzergahların hiçbirinde Türk turiste sıklıkla rastlamamak üzüyor beni... Biz nerede otopark, popüler mekan oradayız. ***

Neyse...
La Scala hiç abartısız inanılmaz güzel bir sahile inşa edilmiş, son derece başarılı ve profesyonel bir müessese. Çalışanları pire gibi, yemekleri güzel, içecekleri güzel, hatta ve hatta meyveleri bile güzel.
Girişi ücretsiz, şezlongları ücretsiz. Sadece yediğinizi, içtiğinizi ödüyorsunuz.
Loca bölümlerinin çeşitlerine göre ücretleri değişmekle birlikte; maksimum ücreti ise yanlış hatırlamıyorsam 50 Euro gibi bir şeydi ama 10 kişi gittiğinizde gayet makul ve keyifli bir seçeneğe dönüşüyor.


anlamiko - Gezi Notları
La Scala - Thassos

Biz ilk gittiğimizde şezlonglarda yer yoktu. Bekleme salonu olarak adlandırdıkları 5 locası olan bir alana aldılar bizi. Eşim kızımla denize gitti, ben frappemi içtim. Aradan neredeyse yarım saat geçti. Açıkçası bizi unuttuklarını düşündüm. Sonra ilk konuştuğumuz görevli yanıma geldi ve şezlonglarımızın hazır olduğunu, arzu edersek geçebileceğimizi söyledi!
Şok geçirdim.
Samimiyetle söylüyorum, böylesine detay bir ilgiye şok geçirdim!

Aslında o gün başka plajlara da gitmeyi planlamıştık ama La Scala o kadar iyi geldi ki bize... Tüm günümüzü bu güzel plajda geçirdik ve hiç de pişman olmadık başka yerleri göremediğimiz için.
anlamiko - Gezi Notları
La Scala - Thassos
anlamiko - Gezi Notları
La Scala - Thassos

La Scala'da günü tamamladıktan sonra akşam yemeğimizi yemek için oğlak eti ile meşhur Panagia'ya gittik. Panagia yemyeşil mis gibi bir köy ve oraya ulaşmak için dağ tarafına doğru tırmanmanız gerekiyor.


anlamiko - Gezi Notları
Panagia - Thassos
Övdükleri kadar varmış bu Elena Taverna!
Her etten denemek için tüm aile bireyleri farklı sipariş verdik. Oğlak eti, kuzu eti ve tavuk eti. Abartmıyorum, böyle bir lezzet yok!
Benim yıllardır organik, köy tavuğu diye aldığım tavuk da hikayeymiş. Kimse kusura bakmasın.
anlamiko - Gezi Notları
Elena Taverna - Panagia


7. GÜN: Thassos'taki son günümüz... Ertesi sabah feribotla adadan ayrılacağız.
Bu sefer de adanın diğer tarafındaki başka bir plaja yani adanın en uzun kumsalına gidiyoruz.

Golden Beach!

Hakikaten adı gibi, altın gibi bir plaj karşılıyor bizi. Doğanın bu şekilde korunuyor olması bir lütuf olmalı!

anlamiko - Gezi Notları
Golden Beach - Thassos
Yine tüm planlarımızı iptal ediyor ve tüm günümüzü bu eşsiz sahilde geçiriyoruz.


Golden Beach'te de tesis bulunuyor ve bir şey yiyip içtiğiniz sürece şezlong ve şemsiyeler ücretsiz. 

Tabii seyyar donut satıcılarından istediğiniz gibi donut alıp yiyebilirsiniz. Benim gibi bir donut canavarı için bulunmaz nimet!
anlamiko - Gezi Notları
Golden Beach - Thassos
anlamiko - Gezi Notları
Golden Beach - Thassos
Frappesiz olur mu?
Akşam ise boşuna nerede yiyelim derdine girmiyor ve soluğu yine Limani Taverna'da alıyoruz. Artık mekan sahipleri kızımız sayesinde bizi tanıdığı için hemen buyur ediyor. Yine güzel bir yemeğin ardından, çat pat Türkçesi ile tatlı mekan sahibi ile güzel bir sohbet ediyor ve ayrılıyoruz tavernadan...

Tatilimiz ertesi gün feribota binmemiz ile son buluyor.

Biz çok sevdik bu tatili, şükrettik aile olduğumuza bir kez daha.

Ama doğaya verilen değeri kıskanmadan edemedik.


Güzel zeytin ağaçları... sizi şimdiden özledim. İyi baksınlar size, sağlıcakla kalın.

Alışveriş Notu: Mis gibi korunan bir doğaya sahip bu muazzam coğrafyada, doğal olarak bol bol arı var ve balcılık gelişmiş durumda. Satılan balların fiyatı hem uygun, hem de çok lezzetli. Biz dönerken çam, çiçek ve kekik balını çantamıza atarak döndük hatta hediyelik alışverişimizi de bal olarak yaptık. Bu saydıklarım haricinde ise bir çok bal çeşidi mevcut. 

7 Ağustos 2017

İzledim | Film: Dunkirk

Dunkirk





Yapım: 2017 
Tür: Tarih, Aksiyon, Drama
Süre: 106 Dak.
Yönetmen & Senaryo: Christopher Nolan
Oyuncular: Fionn Whitehead, Damien Bonnard, Tom Hardy, Harry Styles, Kenneth Branagh
IMDB Puanı: 8,5 / 10

2. Dünya Savaşı'nın Nazi Almanya'sının üstünlük gösterdiği ilk yıllarında İngiltere, Kanada, Fransa ve Belçika'ya ait müttefik ordularına mensup 400 bin asker, Fransa'nın İngiltere'ye çok yakın Dunkirk Bölgesi'nde Alman Ordusu tarafından karadan tamamen kuşatılmıştır. Almanların kara ve hava saldırıları devam ederken, İngiliz Başbakanı Churchill'in yönlendirmesiyle tüm askerleri kurtarabilmek için çok tehlikeli bir tahliye operasyonu başlatılır.

4 Ağustos 2017

Gezi Notları | Halkidiki & Thassos - 2

Uzun bir tatile, uzun bir yazı dizisi ile devam ediyorum. Halkidiki ve Thassos tatilimizin ilk 2 gününün rotasını buradan okuyabilirsiniz.

3. GÜN: Halkidiki'deki 3. günümüzü bu sefer Sithonia Bölgesi'nde yer alan ve neredeyse her gezi rehberinde okuduğumuz Orange Beach'te geçirmeyi planlamıştık.
Ama minik kızımızın bir önceki gece ateşi çıktığı ve bir elimizde ateş düşürücü, bir elimizde derece ile sabahı sabah ettiğimiz için -doğal olarak- denize gitmek istemedik. Su kuşu olan bir çocuğu kim denizden ayrı tutabilir/tutmak isteyebilir ki?

Şansımıza o gün hava da birden döndü, güneş eksilmedi ama kum fırtınası ile birlikte denizi kaldıran ve canım turkuaz denizi çamur rengine dönüştüren bir hale büründü.

O zaman biz de Ata'mızı ziyarete gidelim dedik.
Merhaba Selanik!

anlamiko - Gezi Notları
Selanik

Selanik'te gezerken sanki İzmir'de Kordon'da yürüdüğümü hissettim. Sahil şeridinden şehrin içine doğru ilerlerken (iş çıkışı olduğunu varsaydığımız saatlerde) neredeyse tüm restoran/barlar doluydu. Herkes elinde kahvesi ya da içkisi ile derin bir sohbetteydi sahile karşı.
anlamiko - Gezi Notları
Selanik

Ara sokaklardaki kafe/barların haftanın ilk iş gününde dolu olmasına çok şaşırdım. Her yerin ağaçlara bezenmiş olmasına, ağaçların sokaklara göre değil, sokakların ağaçlara göre inşa edilmesine ise hayran kaldım.

Sahil kısmından yokuş yukarı doğru, dolana dolana ve şehri sindire sindire Atatürk Evi'ne ulaştık.

Ata'm bizi "Hoş geldiniz" diyerek karşıladı. 
Günlerden Pazartesi olmasına ve müzenin o gün kapalı olduğunu bilmemize rağmen; müzenin dışarısından da olsa kızımızla ziyarete gelmiş olmak bizi çok mutlu etti.
Her şeyde bir hayır vardı işte... Çok da takılmamak lazımdı.



anlamiko - Gezi Notları
Atatürk Evi - Selanik

Atatürk Evi, Mustafa Kemal Atatürk'ün 1881 yılında doğduğu, çocukluk ve gençlik günlerinin bir kısmını geçirdiği ev olup, bugün müze olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

Selanik'in Aya Dimitriya mahallesinde ve Apostolu Pavlu caddesi üzerinde 75 numarada bulunan müzenin hemen bitişiğinde Türk Konsolosluğu bulunmaktadır.
anlamiko - Gezi Notları
Atatürk Evi - Selanik


4. GÜN: Sabah erkenden valizlerimizi toplayıp, Thassos'a gitmek için otelden ayrıldık. Thassos'a akşam saatlerinde geçmek üzere plan yaptığımız için, önce Sithonia tarafında bulunan Vourvourou'ya gittik.

Karidi Plajı da yine doğallığın tam göbeğine oturtulmuş bir plajdı. 
anlamiko - Gezi Notları

Burada da o güzelim denize karşı, frappe içmeden günü geçirmedim tabii ki.




Vourvourou'da biraz denize girdiken sonra Halkidiki'deki son saatlerimizi geçirmek üzere yine methini çok okuduğumuz Nikiti'ye doğru yola çıktık. Ama bir önceki günün rüzgarlı havası sahilin o bölümünü pek sevmiş olacak ki; denizin keyfini çıkarmamıza pek müsaade etmedi. Biz de sahilde yemeğimizi yiyip, Thassos tatilimize başlamak üzere arabamıza yerleştik.

Burada beni gerçekten çok etkileyen ve ilk defa deneyimlediğim için hem zihnimin hem de kalbimin en iç yerine sakladığım bir güzelliği paylaşmadan geçemeyeceğim. Sithonia'dan Kavala'ya gittiğimiz yol üzerinde (ki navigasyon üzerinden ilerliyoruz) çayırların bulunduğu bir araziden geçtik. Gözüme alabildiğine mor tarlalar ilişti, gayri ihtiyari camı açtım. İçeriye dolan taze lavanta kokusunu, o rengin güzelliğini kelimelerle ifade etmem inanın mümkün değil. Çok mutlu oldum, şu an bile burnumun ucunu sızlatan o narin koku, o görsel güzellik hep hatıramda kalacak.

Evet, ne diyorduk?
Thassos!

Thassos yani Taşoz Yunanistan'ın en kuzeyinde bulunan bir ada, bu coğrafi özelliği dolayısı ile gidiş ve pek tabii dönüş için feribot kullanmak zorundasınız (araç ile seyahat edenler). Burada iki alternatifiniz var; ya Kavala'dan ya da Keramoti'den feribota binmeniz gerekiyor. Biz biraz Kavala'yı da gezelim, akşam yemeğimizi de yiyip feribota binelim düşüncesi ile Kavala'yı tercih ettik.
- ama feribot günlerine yanlış baktığımız için son Kavala feribotunu kaçırdık ve Keramoti üzerinden feribota bindik-


Taverna Savvas Kavala'da sahil kenarında bulunan, Türkçe bilen güler yüzlü garsonları, leziz yemekleri ve şahane manzarası ile çok keyifli bir restoran.


anlamiko - Gezi Notları
Taverna Savvas - Kavala
anlamiko - Gezi Notları
Taverna Savvas - Kavala
anlamiko - Gezi Notları
Taverna Savvas - Kavala
Restoranın önündeki mini limandaki balıkçı sandalları çok sıcak ve samimi bir hava katıyor.
anlamiko - Gezi Notları
Taverna Savvas - Kavala
Yine kocaman porsiyonlar, tazecik mis salatalar, deniz ürünleri...

Karınlar yine davul gibi ve bol teşekkürlerle ayrıldık Taverna Savas'tan.


Keramoti'de feribot biletimizi aldıktan sonra tam da gün batımında Thassos'a gitmek üzere denizin üzerinde süzülmeye başladık.


anlamiko - Gezi Notları
Keramoti
anlamiko - Gezi Notları
Keramoti
Thassos'a vardığımızda ise güneş neredeyse batmıştı. Bize de Limenas Limanı'ndan otelimize gitmek kalmıştı. 


anlamiko - Gezi Notları
Thassos
Thassos gezi notları devam edecek...