15 Ağustos 2017

Bebekle Seyahat | Halkidiki & Thassos

Bu yıl yaz tatilimizi Yunanistan'ın methi sınırlarını aşan adalarında geçirmeye karar verdik.

 ****** Tatili anlattığım yazılarıma birinci bölüm, ikinci bölüm ve üçüncü bölüm olmak üzere "Gezdim - Gördüm" başlığında okuyabilirsiniz. ******


Tatillerimize artık minik kızımız da eşlik ettiği için valizlerimiz onun ihtiyaçları doğrultusunda genişledi. Hatta sırf kendisine ait eşyaların bulunduğu bir valiz eklendi desem daha doğru olur. 

Dora'nın (26 aylık) valizine yazın ihtiyaç duyulabilecek eşyaların yanı sıra 'acil durumda camı kırınız' eşyaları da eklendi. 

Öncelikle biz yurtdışı tatillerimizde mutlaka gittiğimiz şehirdeki hastane ve/ya sağlık ocaklarını not etmekle işe başlıyoruz. Şu ana kadar şükür ihtiyacımız olmadı ama ne olur ne olmaz?

Girizgahı sağlık ile yapmışken; valizin ilk üyelerinin ilaçlar olması sanırım sizi şaşırtmaz. Ateş düşürücüler, baticon, yara bandı ve ateş ölçer olmazsa olmaz. 
Tatilimizin ikinci gecesi Doritos'un ateşi çıktığı hatta ishal olduğu için ilaçların yanımızda olması harika oldu. İshali hesaba katmamıştık ama doktoru ile koordineli olarak hemen temin ettik. Hatta ishal olduğunun sabahı hemen muz alıp patates haşladık. Restoranlarda da sade makarna yedirdik. 


1. Bol bol kıyafet hatta bir adet ince hırka ya da rüzgarlık. Rüzgarlık da olmazsa olmaz. 

2. Slipstop terlik: her ebeveyne tavsiyem. Kumlu, çakıllı sahil ve havuz için kaydırmaz tabanlığı ile ideal bir yol arkadaşı. 
Terlik: Slipstop
Güneş Kremi: Mustela 50+ Çocuk Kremi
3. Güneş kremi: Biz Mustela'nın çocuklar için güneş kremini aldık ve oldukça memnun kaldık. Burada oldukça fazla seçeneğiniz olabilir.

4. UV filtreli mayo: Mayolarının haricinde sürekli denizde olmak ya da kumda güneş altında kalmak istediği için bu da valizde olmalı. Yarım kollu olduğu ve üst bedenini örtecek şekilde tasarlandığı için hem kollarını, hem de vücudunu korumuş oluyorsunuz.

5. Oyuncaklar! Hem plajda oynaması, hem odada oynaması, hem de restorantlarda oynaması için ayrı ayrı aldım. Saydıklarım sizi korkutmasın. Hepsi minik minik şeyler. Hatta içine su doldurulan kalemi ile watercolor kitap işimize çok yaradı. Kitabı boyamak için kullanılan su kuruyunca kitap hiç kullanılmamış gibi oluyor. 


6. Kolluk: ilk kullandığı gün bu kollukları hiç sevmedi bizim ufaklık. Sonra alıştı ama
bir ara denize koala misali babasına yapışık girmeyi tercih etti. Baba-kız aşkı! Bu
konunun ben tamamen dışında bırakılıyorum... kısmet işte :)
Kolluğun yuvarlak oluşu çok avantajlı, biz küçükken o üçgenimsi kolluklarla her yerim
çizilirdi ve sinir olurdum!


anlamiko


Şimdi ise tam bir Özgür Willy! O artık bir su kuşu...

7. Atıştırmalıklar: Meyve, haşlanmış mısır, kuru meyve ve Doğalsan'ın yulaf unlu gevreğini yanıma almıştım zaten. Bir de mısır ekmeği pişirdim. Kafi geldi. 

8. Böcek ilacı: Yunan Adaları'nın böcek bakımından oldukça zengin olduğunu okuyunca, valize kızımız ve kendimiz için prize takılan böcek ilaçlarından ekledik. Ha unutursanız da sorun değil, oteller muhakkak veriyor. Bu böcek muhabbetini ilk okuduğumda, otel odalarının özensizliğinden sanmıştım ama hayır; bu kadar doğa ile iç içe bir coğrafyada zaten aksi pek mümkün değil. 

9. Park yatak: biz ailece buradan yazlığımıza devam edeceğimiz için alacaktık, otellerde de olmayınca harika oldu. Zaten der top yapıyorsunuz, minicik bir şey oluyor. 

Bizim tatilimiz boyunca yemek ile de hiçbir derdimiz olmadı. Marketten yoğurdunu, sütünü hatta ve hatta mis gibi balını bile aldık. Yoğurdun tadı bizim süzme yoğurdumuzdan biraz daha sulandırılmış gibi olduğu için lezzette de hiç sorun yaşanmadı.

Kahvaltılarımızı rahatça omlet ve ekmek eşliğinde yapıp, istediğimiz zaman ise Lemonis Bakery'lerden pastahane türevi börek gibi gıdaları aldık. Deniz ürünleri zaten şahaneydi, sanırım onları saymama gerek yok.
Hatta hasta olduğu gün bile restoranlarda rahatça sade makarna sipariş verip, taze meyve ve salata yedirebildik.


anlamiko
La Scala Beach

Aynı coğrafyada olmanın tüm avantajlarını sonuna kadar kullandık yani :)

2 yorum :

  1. Aynı coğrafya ile birlikte, maşallah sorunsuz yemek yiyen bebek avantajını da yaşamışsınız Anlam'cım; her anne-baba o kadar şanslı olmayabiliyor (çocuğun yeme eğilimi %70 genetik, %30 ebeveyn etkisi diyorum ben aynı şekilde yetişen iki çocuk arasındaki 384836856345 farkı gördükten sonra :D).
    Slip-stop bizim de son 3 yazdır vazgeçilmezimiz. Hatta geçen yaz ben kendime de almıştım havuz kenarında Rüzgar'ın peşinden daha kolay koşabilmek için :))
    Bir de o yuvarlak kollukları hiç görmemiştim. Rüzgar da nefret ediyor kolluk takmaktan; seneye bunlardan deneyelim (eğer hala yüzme öğrenmemiş olursa). Belki bunları sever ^_^
    Öptüm çok!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın. Doritos'un yemek konusunda maşallahı var :) biz de rahat olunca sanırım hayat ona güzel diyebiliriz :):)
      Slipstoplara ben de bayılıyorum, desenleri de aşırı güzel. Bir de cidden çok rahat, kumda da ayaklar hiç yanmıyor ya... büyük avantaj.
      Kollukları da sen boşver. Seneye çözer o bızdık yüzmeyi sen merak etme;)

      Sil